BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ (BES)

Bireysel emeklilik sistemi, mevcut kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak kurulmuştur. Temel amacı, bireylerin çalışma yaşamları boyunca yaptıkları düzenli tasarrufların yatırıma yönlendirilmesini sağlayarak, oluşacak birikimlerle, tasarruf yaptıkları dönemde sahip oldukları refah seviyesinin emeklilik döneminde de devam etmesini sağlamaktır. Sistem gönüllü katılım esasına dayanmaktadır.

Bireysel emeklilik sistemine medeni hakları kullanma ehliyetine haiz kişiler katılabilir. Sisteme katılım için bir emeklilik şirketi ile emeklilik sözleşmesi imzalamak yeterlidir.

Kişi bir emeklilik şirketine başvurduktan sonra, risk ve getiri profili belirlenir. Buna göre kişiye uygun bir emeklilik planı ve fon dağılımı teklifi sunulur. Emeklilik sözleşmesine sahip olmak isteyen kişi, giriş bilgi formunu ve emeklilik planı, plan kapsamında sunulan fonlar, yapılan kesintiler, katkı payı tutarı ile emeklilik sözleşmesinin taraflarına ilişkin bilgileri içeren “teklif formu”nu usulüne uygun olarak doldurup imzalar. Emeklilik sözleşmesi, teklif formunun imzalandığı tarihi takip eden 30. günde yürürlüğe girer. Katılımcı emeklilik sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce cayma hakkına sahiptir. Cayma halinde, giriş aidatı dahil hiçbir kesinti yapılamaz ve varsa fon getirileri de eklenerek katılımcıya iade edilir. Katılımcılar, şirket tarafından tercih ettiği plan için belirlenen asgari katkı payının altında olmamak kaydıyla mevcut gelir düzeyleri ve emeklilik dönemine ait beklentilerini de göz önüne alarak katkı payı tutarını belirler. Asgari katkı payı aylık brüt asgari ücretin %5’inden az olamaz.

Katılımcının, bireysel emeklilik sistemine ilk defa katılması sırasında veya yeni bir bireysel emeklilik hesabı açtırması halinde, katılımcıdan veya sponsor kuruluştan, teklif formunun imzalandığı tarihte geçerli aylık brüt asgari ücretin yarısını aşmamak üzere giriş aidatı alınabilir.

Emeklilik şirketi, katılımcının bireysel emeklilik hesabına yapılan katkı payları üzerinden azami yüzde sekiz oranında yönetim gideri kesintisi, fon net varlık değeri üzerinden günlük azami yüz binde on oranında fon işletim gideri kesintisi yapabilir.

Emeklilik şirketi tarafından tahsil edilen katkı payları, varsa kesintiler yapıldıktan sonra emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilir. Katılımcı, birikiminin hangi fon veya fonlarda değerlendireceğine risk ve beklenti tercihine göre kendisi karar verir. Fonlar uzman portföy yöneticileri tarafından yönetilir. Sistemde katılımcılara herhangi bir getiri garantisi verilmemektedir.

Fon portföyündeki varlıklar Takasbank nezdinde ve şirket varlıklardan ayrı şekilde saklanır. Katılımcıların sahip oldukları pay adedi Takasbank nezdinde katılımcı bazında ve katılımcıların erişebileceği şekilde izlenir.

Sistemin şeffaflığının ve güvenliğinin sağlanması amacıyla emeklilik şirketlerinin denetimi için detaylı denetim ve gözetim mekanizmaları kurulmuştur. Sistem, Hazine Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurulu,

Emeklilik Gözetim Merkezi, Takasbank ve bağımsız denetim şirketleri gibi çeşitli kurum ve kuruluşların denetim, gözetim ve kontrolü altındadır. Fonların ve portföy yöneticilerinin faaliyetleri yılda en az bir kere Sermaye Piyasası Kurulu tarafından denetlenir. Fonların hesap ve işlemleri de üçer aylık dönemler itibarıyla bağımsız dış denetime tabidir.

Katılımcı,
– Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı tutarını, emeklilik planında tanımlı asgari katkı payından daha az olmamak üzere değiştirebilir.
– Şirkette en az 1 yıl kalmak şartıyla, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerini başka bir emeklilik şirketine aktarabilir.
– Aynı veya farklı şirketlerde açılmış olan bireysel emeklilik hesaplarının birleştirilmesini talep edebilir.
– Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı ödemeye ara verebilir. Ancak katkı payı ödenmeyen süre emekliliğe hak kazanılması için gereken sürenin hesabında dikkate alınmaz.
– Yılda en fazla 6 kez fon dağılım oranını ve yılda en fazla 4 kez emeklilik planını değiştirebilir.

Bireysel emeklilik sisteminde katılımcılar ve çalışanları için katkı payı ödeyen işverenler için vergi avantajları sunulmuştur. Ücretliler ve beyannameye tabi mükellefler, kendileri ve eşleri adına ödedikleri katkı payı tutarının, aylık brüt ücretin veya yıllık gelirin % 10’unu ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan bölümünü gelir vergisi matrahlarında indirim konusu yapabilirler. İşverenler, çalışanları adına ödedikleri katkı paylarını doğrudan gider yazabilmektedirler.

Bireysel emeklilik sisteminde emekli olmak için katılımcının, sisteme ilk giriş tarihinden itibaren 10 yıl süreyle sistemde kalarak katkı payı ödemesi ve 56 yaşını tamamlaması gerekir. Katılımcı isterse, emeklilik hakkını ileri bir tarihte kullanabilir.

Katılımcının birden fazla emeklilik sözleşmesi bulunması halinde, tüm sözleşmelerden emekliliğe hak kazanması için en az birinden bu hakkı kazanması ve tüm sözleşmelerinden emeklilik hakkını kazanmayı talep etmesi yeterlidir.

Emekliliğe hak kazanan katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerinin bir kısmının veya tamamının defaten ödenmesini talep edebilir. Bunun dışında birikimlerinin bir kısmının veya tamamının yıllık gelir sigortasına aktarılmasını talep ederek yapılacak sözleşme çerçevesinde, kendisine belirli bir süre veya ömür boyu maaş bağlanmasını talep edebilir. Ayrıca, belirlenen geri ödeme programına göre birikimlerini kısım kısım şirketten almayı da tercih edebilir.

Katılımcı, emeklilik sözleşmesi süresi içinde istediği anda birikimlerini alarak sistemden ayrılabilir.

Sistemden ayrılan katılımcılara yapılan ödemeler, ödenen tutarın içerdiği getiri tutarı üzerinden stopaj kesintisine tabidir. Stopaj kesintisi oranı, sistemden emekli olarak ayrılan katılımcılar için %5, sisteme

10 yıl süreyle katkı payı ödemekle birlikte sistemden emeklilik hakkı elde etmeden ayrılan katılımcılar için %10, sisteme 10 yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek ayrılan katılımcılar için ise %15’tir.

Hayat Sigortalarının güncel genel şartları için tıklayınız.

Hayat Sigortaları

Sigorta konusu insan hayatı olan, genellikle uzun vadeli menfaat veya meblağ sigortalarıdır. Başlangıçta, hayatı sigorta konusu olan kişinin sigorta süresi içerisinde ölmesi halinde, poliçeden yararlanan kişi veya kişilere ya da sigortalının yasal varislerine toplu para ödenmesi amacıyla düzenlenen hayat poliçeleri, zaman içerisinde, kişilerin emeklilik programlarına bir destek niteliğinde ve nihayet, yatırım amaçlı kullanılır olmuştur. Bu nedenle Hayat sigortaları iki ana başlık altında incelenebilir.

Risk Ağırlıklı Hayat Sigortaları
Risk ağırlıklı Hayat sigortalarında sigorta süresi içinde, bu süre genellikle bir yıldır, sigortalının yaşamını kaybetmesi durumunda belirlenen tazminat tutarı kanuni varislere ya da poliçede lehdar olarak belirlenen kişilere ödenmektedir.

Bu başlık altında verilen ikinci teminat yaşam kaybı riski yanında kişinin malül kalması durumunda uğrayacağı maddi kayıplara karşı teminat sağlayan maluliyet teminatıdır. Bu poliçelerle hastalık veya kaza sonucu oluşacak tam veya kısmi kalıcı maluliyet durumunda poliçede belirlenen tazminat tutarı ödenmektedir.

Birikimli Hayat Sigortaları
Birikimli Hayat sigortaları, sigorta süresi en az 10 yıl olan uzun dönemli sigortalardır. Yaşam kaybı, ferdi kaza ve maluliyet teminatlarının yanı sıra toplanan primlerden risk primi, genel gider ve komisyon kesintileri yapıldıktan sonra kalan tutar yatırıma yönlendirilmektedir. Birikimli Hayat sigortaları iki temel güvence sağlamaktadır.

Sigorta süresince prim ödeyen sigortalının, sigorta süresi dolmadan ölümü halinde poliçede belirlenen tazminat tutarına kar paylı birikim tutarı eklenerek varislerine ya da poliçede lehdar olarak gösterilen kişilere toplu para ödenmektedir.

Yaşam kaybı riski dışında teminat altına alınmışsa poliçe süresi içinde hastalık veya kaza sonucu oluşacak maluliyet nedeniyle uğranacak kayıplar poliçede belirlenen limitler dahilinde sigortalıya ödenmektedir.

Poliçe süresi içinde teminat altına herhangi bir riskin gerçekleşmemesi ve en az 10 yıl prim ödemek koşuluyla vade sonunda toplu bir para veya gelir ödemesi şeklinde poliçeden yararlanılabilmektedir.

Hayat sigortaları ayrıca kişilerin, kredi yoluyla taşınmaz alımlarında teminat vasıtası olarak, çocukların eğitimlerinin finansman aracı olarak, yatırım aracı olarak ve kişilerin diğer ihtiyaçlarına yönelik olarak çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Hayat sigortası poliçeleri, mal sigortalarında olduğu gibi, sigortalıyı hasar meydana gelmeden önceki mali durumuna getirmeyi amaçlayan tazminat sözleşmeleri değil, menfaat veya meblağ poliçeleridir. İnsan hayatının para karşılığı, bir bina, tekne veya otomobilde olduğu gibi tespit edilemediği için, sigortalı, kendi hayatının değerini, makul ölçüler içerisinde olmak kaydıyla, kendisi belirlemekte, sigortacı ile mutabık kalındığı taktirde, belirlenen bu değer, sigorta bedeli olmaktadır.

Hayat sigortası yaptırırken teklifnamede yer alan sorulara doğru cevap vermek, gerek sigorta ettirenin gerekse sigortalının kendisince bilinen ve sigortacının bilmesi gereken hususları sigortacıya bildirmesi önemli bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacı sözleşemeden cayabilir ya da ek prim almak suretiyle sözleşmeyi yürürlükte tutabilir.

Sigorta poliçesi, sigorta şirketi ile sigortalı/sigorta ettiren arasında bir sözleşmedir. Bu nedenle hem sigorta şirketini hem de sigortalı/sigorta ettireni bağlayıcı hükümler taşımaktadır. Karşılıklı yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olabilmek için poliçe ve ekinde verilen genel şartların okunması gerekmektedir. Aynı şekilde özel şartların neler olduğu konusunda da bilgi alınmalıdır.

Hak sahipleri rizikonun gerçekleştiğini öğrendikten sonra beş gün içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür.

Bu bildirim esnasında sigorta poliçesi, (kaybı halinde sigortalı veya hak sahibinden alınacak imzalı beyan yeterlidir), nüfus dairesi tarafından verilecek tasdikli ve vukuatlı nüfus kayıt örneği, gerekirse ölüm nedenini açıklayan doktor raporu veya gömme izni, gaiplik halinde mahkemeden alınacak olan gaiplik kararı, lehdar tayin edilmediği durumlarda veraset ilamı gibi belgelerin sigorta şirketine verilmesi gerekmektedir. Şirket, poliçede verilen teminatla ve rizikonun gerçekleşme sebebine göre ek belgeler isteyebilecektir.

Sigortalı yolcu sıfatı dışında ticari hava araçlarında seyahat ederse ve bu seyahat esnasında hayatını kaybederse sigorta şirketi ölüm tazminatını ödememekte, sadece ayırmış olduğu karşılığı ödemektedir.

Sigortalı intihar ya da intihara teşebbüs sonucunda hayatını kaybederse şirket sadece o andaki karşılığı öder. Ancak bir sözleşme ile süre kısaltılmadıysa aralıksız üç yıl prim ödenmiş hayat sigortalarında şirket tüm tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Sigortadan faydalanan kişi sigortalıyı öldürürse veya öldürülmesinde suç ortaklığı ederse tazminattan mahrum kalır ve tazminat yasal varislere ödenir.